AİHM İçtihadında AİHS Madde 5: Özgürlük Ve Güvenlik Hakkına İlişkin Kararlar
Bu yazı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin AİHS madde 5 kapsamında Türkiye aleyhine verdiği kararları, özgürlük ve güvenlik hakkı ekseninde hukuki ve akademik bir bakışla incelemektedir. Çalışmada, bu kapsamdaki kararlar aşağıda tek tek ve kronolojik sırayla ele alınmış; özellikle makul şüphe, ilk tutuklama tedbirinin hukuka uygunluğu, tutukluluğun devamına ilişkin gerekçelerin yeterliliği ve yargısal denetimin etkililiği meseleleri AİHM içtihadı ışığında değerlendirilmiştir. Bu yönüyle yazı, 15 Temmuz sonrasında uygulanan tutukluluk tedbirlerine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yaklaşımını sistematik biçimde ortaya koymayı ve AİHS madde 5 bakımından güncel içtihadi çerçeveyi açıklamayı amaçlamaktadır.
Bu yazı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin AİHS madde 5 kapsamında Türkiye aleyhine verdiği kararları, özgürlük ve güvenlik hakkı ekseninde hukuki ve akademik bir bakışla incelemektedir. Çalışmada, bu kapsamdaki kararlar aşağıda tek tek ve kronolojik sırayla ele alınmış; özellikle makul şüphe, ilk tutuklama tedbirinin hukuka uygunluğu, tutukluluğun devamına ilişkin gerekçelerin yeterliliği ve yargısal denetimin etkililiği meseleleri AİHM içtihadı ışığında değerlendirilmiştir. Bu yönüyle yazı, 15 Temmuz sonrasında uygulanan tutukluluk tedbirlerine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yaklaşımını sistematik biçimde ortaya koymayı ve AİHS madde 5 bakımından güncel içtihadi çerçeveyi açıklamayı amaçlamaktadır. Ayrıca, konuya ilişkin başvuruların karar öncesinde AİHM önündeki usule ilişkin seyri ile esasa dair gelişmeleri ve yargısal sürecin ayrıntılarını da aşağıda bulabilirsiniz.
AİHM’in Özgürlük Ve Güvenlik Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin 2023 Tarihli Kararları
24.10.2023 tarihli Eriş ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 45 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında uygulanan tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 çerçevesinde incelemiştir. AİHM, başvurucuların özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan müdahalenin esas olarak ByLock kullanımı, bazı başvurucular yönünden Bank Asya hesap hareketleri ve belirli yayınlarla irtibat iddialarına dayandırıldığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre bu unsurlar, başka somut ve suçlayıcı olgularla desteklenmedikçe tutukluluk için gerekli makul şüpheyi oluşturmamaktadır. Bu nedenle karar, haksız tutukluluk ve hukuka aykırı tutukluluk iddialarının, olağanüstü dönem koşullarında dahi soyut değerlendirmelerle değil, somut deliller ışığında incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sonuç
AİHM, başvurucuların ilk tutuklanma anında bir suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığı sonucuna varmış ve AİHS madde 5 § 1’in ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, diğer madde 5 şikâyetlerini ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz.
12.12.2023 tarihli Mecit ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 82 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında verilen gözaltı ve tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 kapsamında incelemiştir. AİHM, başvurucuların özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan müdahalenin çoğunlukla ByLock kullanımı iddiasına, bazı başvurucular yönünden ise Bank Asya hesap hareketlerine, belirli yayınlara, üzerlerinde bulunan 1 Amerikan doları banknotlara ve bazı kurumlarla irtibat veya üyelik iddialarına dayandırıldığını tespit etmiştir. Mahkeme, bu unsurların, başka somut ve suçlayıcı olgularla desteklenmedikçe, tutukluluk için gerekli makul şüpheyi ortaya koymadığını değerlendirmiştir. Bu yönüyle karar, hukuka aykırı tutukluluk ve haksız tutukluluk iddialarında, AİHM’in soyut kanaatlere değil, nesnel olgu ve bilgilere dayalı bir inceleme yaptığını bir kez daha göstermektedir. Mahkemeye göre olağanüstü hâl koşulları da tek başına bu eksikliği gidermemekte, tutukluluk tedbirinin AİHS madde 5 bakımından hukuka uygun sayılabilmesi için yeterli somut temel bulunması gerekmektedir.
Sonuç
AİHM, başvurucuların ilk tutuklanma anında suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve AİHS madde 5 § 1’in ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, madde 5 kapsamındaki diğer şikâyetleri ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-229393
12.12.2023 tarihli Kolay ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 284 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında uygulanan tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 kapsamında incelemiştir. Başvurucuların gözaltı ve tutukluluk işlemleri; tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları, bazı yayınlar, sohbet toplantıları, belirli kurumlarla irtibat, mali destek iddiaları ve benzeri unsurlara dayandırılmış; buna rağmen ulusal mahkemeler tutukluluğun devamına ilişkin kararlarında çoğunlukla suçun niteliği, delil durumu, katalog suç kapsamında olma, kaçma ve delilleri karartma ihtimali gibi soyut ve kalıp gerekçelerle yetinmiştir. AİHM, özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan bu müdahalenin, özellikle bir yıldan dört yıl altı aya kadar uzayan tutukluluk süreleri bakımından, bireyselleştirilmiş ve yeterli gerekçelerle desteklenmediğini tespit etmiştir. Mahkemeye göre, hukuka aykırı tutukluluk ve haksız tutukluluk iddialarının değerlendirilmesinde, yalnızca isnadın ağırlığına ve genel risk varsayımlarına dayanılması yeterli değildir; tutukluluğun neden gerekli olduğunun her başvurucu bakımından somut olarak ortaya konulması gerekir.
Sonuç
AİHM, başvurucuların tutukluluğunun devamına ilişkin kararların ilgili ve yeterli gerekçeler içermemesi nedeniyle AİHS madde 5 § 3’ün ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, bu sonuca ulaştıktan sonra AİHS madde 5 § 1 kapsamındaki makul şüphe şikâyetini ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-229392
AİHM’in Özgürlük Ve Güvenlik Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin 2025 Tarihli Kararları
08.07.2025 tarihli Tüzemen ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 117 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında Gülen Hareketi ile bağlantı iddialarıyla uygulanan ilk tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 kapsamında incelemiştir. Başvurucular hakkında verilen tutuklama kararları; ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri, bazı yayınlar, sosyal medya paylaşımları, protestolara katılım, bazı kişilerle telefon irtibatı, kamu görevinden uzaklaştırma veya çıkarma, belirli kurumlarla bağlantı, çocukların bazı okullara kaydı, sohbet toplantıları, yurtdışı seyahatleri ve 1 Amerikan doları bulundurulması gibi unsurlara dayandırılmıştır. AİHM, özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan bu müdahalenin, somut ve doğrulanabilir olgularla desteklenmediğini; söz konusu unsurların tek başına ya da soyut biçimde birlikte değerlendirilmesinin makul şüphe oluşturmadığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre hukuka aykırı tutukluluk ve haksız tutukluluk iddialarında, ulusal mahkemelerin yalnızca dosyadaki delillere ve kanun maddesine genel atıf yapması yeterli değildir; her bir tutukluluk tedbirinin neden gerekli olduğunun açık, bireyselleştirilmiş ve olgusal temelde ortaya konulması gerekir.
Sonuç
AİHM, başvurucuların ilk tutuklanma anında suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve AİHS madde 5 § 1’in ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, madde 5 kapsamındaki diğer şikâyetleri ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-243975
14.10.2025 tarihli Budak ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 94 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında Gülen Hareketi ile bağlantı iddiaları üzerine uygulanan ilk tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 kapsamında incelemiştir. Başvurucular hakkındaki tutuklama kararları; ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri, bazı sosyal medya paylaşımları, belirli yayınlar, bazı kişilerle telefon irtibatı, kamu görevinden çıkarılma veya uzaklaştırma, bazı kurumlarla bağ, 1 Amerikan doları bulundurulması, sohbet toplantıları, tanık beyanları ve benzeri olgulara dayandırılmıştır. AİHM, özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan bu müdahalenin, somut, doğrulanabilir ve bireyselleştirilmiş olgularla desteklenmediğini; bu unsurların tek başına ya da soyut biçimde birlikte değerlendirilmesinin makul şüphe oluşturmadığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre hukuka aykırı tutukluluk ve haksız tutukluluk iddialarında, ulusal mahkemelerin yalnızca kanun maddesine, dosyadaki delillere ve isnadın ağırlığına genel atıf yapması yeterli değildir; tutukluluğun dayanağının her başvurucu yönünden açık biçimde ortaya konulması gerekir.
Sonuç
AİHM, başvurucuların ilk tutuklanma anında suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve AİHS madde 5 § 1’in ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, AİHS madde 5 kapsamındaki diğer şikâyetleri ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-245215
14.10.2025 tarihli Çetin ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 137 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında uygulanan tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 kapsamında incelemiştir. Başvurucular hakkındaki tutuklama ve tutukluluğun devamı kararları; tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları, bazı yayınlar, bazı kurumlarla bağlantı, mali destek iddiaları, sohbet toplantıları, örgütsel iletişim, ByLock kullanımı ve benzeri unsurlara dayandırılmıştır. Bununla birlikte AİHM, özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan müdahalenin özellikle tutukluluğun devamı bakımından bireyselleştirilmiş, ilgili ve yeterli gerekçelerle desteklenmediğini; ulusal mahkemelerin çoğunlukla suçun niteliği, delil durumu, katalog suç kapsamında olma, kaçma ve delilleri karartma ihtimali gibi soyut ve kalıp ifadeler kullandığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre hukuka aykırı tutukluluk ve haksız tutukluluk iddialarında, bir yıldan dört yılı aşan sürelerde devam eden tutukluluğun neden zorunlu olduğunun her başvurucu yönünden somut biçimde açıklanması gerekir.
Sonuç
AİHM, başvurucuların tutukluluğunun devamına ilişkin kararların yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle AİHS madde 5 § 3’ün ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, bu sonuca ulaştıktan sonra AİHS madde 5 § 1 kapsamındaki makul şüphe şikâyetini ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-245251
AİHM’in Özgürlük Ve Güvenlik Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin 2026 Tarihli Kararları
17.03.2026 tarihli Yaman ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 77 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında Gülen Hareketi ile bağlantı iddiaları üzerine uygulanan ilk tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 kapsamında incelemiştir. Başvurucular hakkındaki tutuklama kararları; ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri, bazı sosyal medya paylaşımları, belirli yayınlar, bazı kişilerle telefon irtibatı, kamu görevinden uzaklaştırma veya çıkarma, bazı kurumlarla bağlantı, tanık beyanları, yurtdışı seyahatleri, çocukların bazı okullara kaydı ve sohbet toplantıları gibi unsurlara dayandırılmıştır. AİHM, özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan bu müdahalenin, somut, doğrulanabilir ve bireyselleştirilmiş olgularla desteklenmediğini; bu unsurların tek başına ya da soyut biçimde birlikte değerlendirilmesinin makul şüphe oluşturmadığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre hukuka aykırı tutukluluk ve haksız tutukluluk iddialarında, ulusal mahkemelerin yalnızca kanun maddesine, isnadın ağırlığına ve dosyadaki delillere genel atıf yapması yeterli değildir; ilk tutukluluk tedbirinin dayanağı her başvurucu bakımından açık ve olgusal biçimde ortaya konulmalıdır.
Sonuç
AİHM, başvurucuların ilk tutuklanma anında suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve AİHS madde 5 § 1’in ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, AİHS madde 5 kapsamındaki diğer şikâyetleri ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-249130
17.03.2026 tarihli Çakar ve Diğerleri / Türkiye kararı
Kısa özet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 16 başvurucuyu kapsayan bu kararda, 15 Temmuz sonrasında Gülen Hareketi ile bağlantı iddiaları üzerine uygulanan tutukluluk tedbirlerini AİHS madde 5 kapsamında incelemiştir. Başvurucular hakkındaki tutuklama ve tutukluluğun devamı kararları; tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları, bazı yayınlar, bazı kurumlarla bağlantı, mali destek iddiaları, sohbet toplantıları, örgütsel iletişim, ByLock kullanımı ve benzeri unsurlara dayandırılmıştır. Buna rağmen AİHM, özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan müdahalenin özellikle tutukluluğun devamı bakımından bireyselleştirilmiş, ilgili ve yeterli gerekçelerle desteklenmediğini; ulusal mahkemelerin çoğunlukla suçun niteliği, delil durumu, katalog suç kapsamında olma, kaçma ve delilleri karartma ihtimali gibi soyut ve kalıp gerekçeler kullandığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre hukuka aykırı tutukluluk ve haksız tutukluluk iddialarında, bir yıldan dört yılı aşan tutukluluk sürelerinin neden gerekli olduğunun her başvurucu bakımından somut biçimde ortaya konulması gerekir.
Sonuç
AİHM, başvurucuların tutukluluğunun devamına ilişkin kararların yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle AİHS madde 5 § 3’ün ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, bu sonuca ulaştıktan sonra AİHS madde 5 § 1 kapsamındaki makul şüphe şikâyetini ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
Karara buradan ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-249131
AİHM önündeki gelişmelerden haberdar olmak için WhatsApp kanalıma katılabilirsiniz

- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki davalarda yaşanan gelişmelere,
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına,
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türk Hükümeti’ni savunmaya davet ettiği davalara,
- AİHM’in önemli bildirilerine
- Yazımlarıma, sıcağı sıcağına ulaşmak için WhatsApp kanalımı takip edebilirsiniz.
